| "Ermeniler arasında korku ve şaşkınlık hali devam ederken Dersimli Kürtlerin insan seli Çarsancak ovasına dökülmeye başladı.
Çarsancak’ın konumu dikkate alınırsa, Kürtler ve Zazalarla çevrili olan bu alanda onlarla anlaşma ortamı bulunamazsa Ermenilerin silahlı başkaldırısı çok zor ve tehlikeli olurdu. Peri’nin öz savunmasını başarılı kılmak için şunlar önemliydi: a) Ermeni halkının birlikteliği, b) Kürtlerle dostluk ve işbirliği, 3) Bu sağlanamadığı taktirde Kürtlerin şehire saldırı ihtimaline karşı etkili önlemlerin alınması. Bu bakımdan düşündürücü olan durumlar, örneğin Kürtlerin hükümet yönlendirmesiyle Ermenilere karşı dolduruşa gelmeleri sözkonusu iken, Ermeni ulusal güçleri gerekli girişimleri yapma ve hazırlıkları görmede pasif kalıyordu. Malesef Dersimlilerle dil bulma yönündeki çabalar hükümet hesabına çalışan işbirlikçilerin marifetiyle devamlı verimsizliğe mahkum kalıyordu.
İstanbul’dan geldi gizli telgraf,
Ermenilik olsun diye bertaraf,
Çocuklara bile tanınmadı af!
Kalmasın kalmasın, ahım kalmasın,
Bizi böyle eden murad almasın!..
Kayıkçılar çekemiyor küreği,
Kırıldı Ermeni halkının beli,
Mahvedildi bütün ocağı-evi,
Kalmasın kalmasın,...
Havada bulut yok, bu ne borandır,
Mahlede yangın yok, bu ne dumandır,
Ermeniler sürgün, her yer figandır,
Kalmasın kalmasın,...
Nehirler Ermeni cesedi dolu,
Kızıla boyandı Murat’ın suyu,
Binlerle oldu kurşunun payı,
Kalmasın kalmasın,...
Egin köprüsünden dün öğle vakti
Sürgünler geçti bu yaz sıcağı,
Yıkılsın sultanın sarayı tahtı,
Ermenileri ateş içinde yaktı.
İstanbul’dan geldi gizli telgraf,
Ermenilik olsun diye bertaraf,
Çocuklara bile tanınmadı af!
Kalmasın kalmasın, ahım kalmasın,
Bizi böyle eden murad almasın!..
Kayıkçılar çekemiyor küreği,
Kırıldı Ermeni halkının beli,
Mahvedildi bütün ocağı-evi,
Kalmasın kalmasın,...
Havada bulut yok, bu ne borandır,
Mahlede yangın yok, bu ne dumandır,
Ermeniler sürgün, her yer figandır,
Kalmasın kalmasın,...
Nehirler Ermeni cesedi dolu,
Kızıla boyandı Murat’ın suyu,
Binlerle oldu kurşunun payı,
Kalmasın kalmasın,...
Egin köprüsünden dün öğle vakti
Sürgünler geçti bu yaz sıcağı,
Yıkılsın sultanın sarayı tahtı,
Ermenileri ateş içinde yaktı.
İstanbul’dan geldi gizli telgraf,
Ermenilik olsun diye bertaraf,
Çocuklara bile tanınmadı af!
Kalmasın kalmasın, ahım kalmasın,
Bizi böyle eden murad almasın!..
Kayıkçılar çekemiyor küreği,
Kırıldı Ermeni halkının beli,
Mahvedildi bütün ocağı-evi,
Kalmasın kalmasın,...
Havada bulut yok, bu ne borandır,
Mahlede yangın yok, bu ne dumandır,
Ermeniler sürgün, her yer figandır,
Kalmasın kalmasın,...
Nehirler Ermeni cesedi dolu,
Kızıla boyandı Murat’ın suyu,
Binlerle oldu kurşunun payı,
Kalmasın kalmasın,...
Egin köprüsünden dün öğle vakti
Sürgünler geçti bu yaz sıcağı,
Yıkılsın sultanın sarayı tahtı,
Ermenileri ateş içinde yaktı.
Aşağıda ayrıntıları verilecek olan bu sahip çıkma olayının en değerli yanı, devlet tarafından Ermenilerin teslim edilmesine dair yapılan çağrı ve tehditlere Dersim aşiret liderlerinden bir çoğunun kararlı ve onurlu bir karşı duruş gösterebilmiş olmasıdır. Eldeki kitapların yazarları bu gibi örnekleri kendi duydukları ölçüde aktarmışlar. Etkin şekilde koruyucu rol oynayan öncü kişiler burada sözü edilen isimlerle sınırlı değildir şüphesiz. Aksi yönde anılan örneklerin de benzerleri olmuştur muhakkak. Ama bilinenlerden hareketle, ağır basan tarafın koruma-kollama ve dayanışma olduğu rahatlıkla söylenebilir. Somut tanıklıklar her ne kadar sınırlı da olsa, çizilen genel tablo Dersimliler için oldukça gurur verici sayılır.
Her kim Dersimlilerle yakın ilişki kurmuşsa, onların samimiyet ve dostluklarına inanmıştır. Dersimliler Ermeni kırımı zamanında silah gücüyle savunmayı ve kurtarıcı olmayı başaramadılarsa bile, hiç değilse felaket sırasında ve ondan sonra yakın yörelerden Türk hatlarını yarıp Dersim’e yetişen Ermenilere kapılarını açtılar, güvenli bir sığınak ve ekmek verdiler. 1915-18 yıllarında Dersim üzerinden kurtulan Ermenilerin sayısı 20 bini aşkındır. Bunların çoğu Erzincan üzerinden sağ salim Ermenistan’a geçtiler.
|