Ana Sayfa Forum Bilgi İletişim Fotoğraf Albümü Linkler Ziyaretçi Defterinden
Sayfayı Link vermek için tıklayın
  Ana Sayfa
   Resmi
   Vefat-Taziye
   Zazaca Makeleler
   Lawuki.Kilami
   Resme Welati-1
   Resme welat.2
   Dersimden Güncel Haberler
   Viliki.Radio Ovacik
   Resme Welat-1
   Resme Welat-1
   Resme welat.2
   Resme welat.3
   r
   LAWIKU GOS DE
   Ermeni Kaynaklarında Dersim
   38 TANIKLARI ANLATIYOR
   DERSİM SOYKIRIMI
   Aktuel Haberler
   RESMI
   Güncel
   Kültür - Sanat
   Dernegimizden
   Dersim Tarihinden Sayfalar
   Din-İnanç
   Doğa-Çevre-Barajlar
   Dersim 37-38
   HAKLAR ve ÖZGÜRLÜKLER
   Politika-Yaşam-Ekonomi
   resme radone ovacik
   Zaza Dili ve Grameri
   Miteloji-Hikaye
   Araştırma-Bilim
   VIDEOLAR
   Son dakika haberler
   çiçekler-viliki
   Dewê Ma: Köylerimiz


  ANA MENÜ
  ILETISIM
  ANSIKLOPEDI
  Dil KURSU
  PELGÊ Welati



  ARASTIRMA
  Araştırmalar
  Biyografiler
  Portreler
  Ropörtajlar


  Reklam


Videolar  

Videyo izlemek için tıklayın!

BTEA Canlı Yayın Programını indirmek için tıklayın. Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın
Online izlemek için tıklayın!


Radyo Zaza  


Anket  
Sitemizi tasarım ve içerik olarak nasıl buldunuz ?
Sita ma çituri asena?
Çok iyi-Zaf rindeka
İyi-Rındek asena
Orta-Hewl asena
Kötü-Rındek niya

Soykırım Kurbanları Anıldı
04/05/2009 17:31:03  
Çoluk, çocuk, Genç, yaşlı, kadın, erkek sadece Ermenistan’dan değil, dünyanın dört bir yanından Ermeni halkı, Erivan’a akın etmişlerdi. 1915’te onunla aynı kadri paylaşmış, Süryani, Helen, Yezidi halkların çocukları da Soykırım Kurbanlarını anmak ve acılarını paylaşmak için Ermeni halkının yanı başındaydılar.

     

 


 


Verein der Völkermordgegner e.V. Frankfurt / Main

SKD (Soykırım Karşıtları Derneği); Kontakt: Ali Ertem Tel.: 0049/69/5970813 E-Mail: skd@gmx.net

 

Frankfurt, 01.05. 2009

Ermeni halkı 24 Nisanda Soykırım Kurbanlarını hazin bir törenle andı

 

 

Bu yıl soykırım kurbanlarının Rahmeti bol oldu. Sanki yerkürede çalıntı bir pırlantaya benzeyen Ararat’ı, dikenli tellerle Hayastan’dan ayıran sınırın ötesinden gelen haberlere göre, “23 Nisan çocuk bayramı” yoğun yağışlar nedeniyle iptal edilmişti. Kim bilir, belki de gözyaşlarını içine akıtan yaslı Ermeni komşunun acılarına, tanrı da dayanamadı. Belki de “Soykırımlar ve sürgünlerle ‘kazandığınız’ ulusal egemenliğinize bari çocukları alet etmeyin!” demek istedi.

 

Ermeni-Anma-1   Ermeni-Anma-2

 

“Tanrının işine karışılmaz!” derler ya… Bir gün önce bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, sanki 24 Nisan günü hüzünlü ermeni halkının Soykırım Anıtı’na güller bırakmak için sökün etmesini haber almışçasına hemen kesiliverdi. 24 Nisan sabahı, güneşin bütün gücüyle aydınlattığı tatlı bir bahar havasıyla başladı Erivan’da hayat. Çoluk, çocuk, Genç, yaşlı, kadın, erkek sadece Ermenistan’dan değil, dünyanın dört bir yanından Ermeni halkı, Erivan’a akın etmişlerdi. 1915’te onunla aynı kadri paylaşmış, Süryani, Helen, Yezidi halkların çocukları da Soykırım Kurbanlarını anmak ve acılarını paylaşmak için Ermeni halkının yanı başındaydılar.

 

İnsanlar hüzünlü bir telaş içindeydiler. Kimleri çiçek temin etmek için anıta yakın bir alana kurulmuş çiçek pazarına sessizce dalarken, kimileri de ellerinde rengârenk çiçeklerle soykırım anıtına ayrılan yola doğru ilerliyorlardı. Alanlara serpilmiş kalabalık, yaklaşık anıta üç kilometre kala yol güzergâhında düzenli bir yürüyüş kortejine dönüşüyordu.

 

Ermeni-Anma-3   Ermeni-Anma-4

 

Ne bir slogan, ne yüksek sesle konuşma, ne de bir taşkınlık… Adeta insanlığa küsmüşçesine acılarını yüreğine gömmüş bir halk, 94 yıl önce atalarının başlarında bilinçli ve planlı olarak, insan eliyle koparılmış bir kıyametin alıp götürdüğü 1,5 milyon mezarsız masumun yasını tutuyordu. Gittikçe yoğunlaşan insan kitlesi ağır adımlarla anıta ulaşmaya gayret ediyordu. 

 

Her hangi bir izdihamı önlemek için güvenlik görevlileri, yürüyüş kortejini 800 ila 1000 kişilik gruplara bölerek anıta ulaşmalarını sağlıyorlardı. Anıt’a giren insanlar, kendileri gibi Soykırım kurbanlarına saygı görevini yerine getirmek için bekleyenleri düşünerek, anıtın tam ortasında, bir daha sönmemek üzere yakılmış meşalenin daire oluşturan çevresine çiçeklerini bırakıp, bir dakika saygıya durduktan sonra, mekânı sessizce terk ediyorlardı. Aynı yoğunlukta yeni bir grup çelenklerini, çiçeklerini bırakıp saygıda bulunmak üzere çıkanların yerini alıyordu.

 

Sabahın erken saatlerinde başlayan anma törenine akan insan seli, akşamın geç saatlerine kadar ardı arkası kesilmeksizin devam ediyordu. Sessiz sedasız ilerleyen insanlara soykırım kurbanları anısına söylenen yas türküleri, ilahiler eşlik ediyordu. Ebediyete yanan meşalenin çevresi giderek çiçeklerle örülen bir türbeye dönüşüyordu. Bu esnada sözlerle ifade edilmesi çok zor duygulu anlar yaşanıyordu.

 

Bu nasıl bir bilinç, bu ne içten bir saygı, bu ne biçim bir hüzündü… Görüyordu dünya, görüyordu insanlık, soykırım mağduru Ermeni halkının makul ve haklı taleplerini, görüyordu göklere feryat eden haksızlığı, görüyordu inkârın ve iftiranın Ermenilerle Türkler arasındaki ilişkileri nasıl bozduğunu, nasıl zehirlediğini atmosferi.

 

Ermeni-Anma-5   Ermeni-Anma-6

 

O gün adeta dünyanın kalbi Erivan’da atıyordu. Dünyanın dört bir yanından basın mensupları, Televizyon kurumları, haber ajansları, diplomatlar, din adamları ve bilumum Ermeni halkının dostları, 94 yıldır inkâr edilen insanlığa karşı işlenmiş bir soykırım suçunun kabul görmesini, insanlığın vicdanında mahkûm edilmesini talep ediyorlardı. Bir başka ifadeyle 100 yıldır tarihi gerçekleri inkâr ederek soykırım politikasında ısrar eden Türkiye Cumhuriyeti devletinin meşruiyetini sorguluyorlardı. Osmanlı devletinin tarihsel ve hukuksal mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin soykırım mağduru halklardan özür dilemesini soykırımdan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep ediyorlardı. Soykırım mağduru halklar için “HAK VE ADALET!” diyorlardı.

 

İşte böyle bir ortamda Soykırım Karşıtları Derneği (SKD) delegesi, omuzlarında üzüntünün ve utancın ağır yükü ile birlikte Ermeni halkının acılarını paylaşmak, Soykırım Kurbanları anısına bir çelenk koymak ve çiçekler bırakmak istiyordu. Her ne kadar daha önceki yıllarda da aynı amaçla ayını mekânda Ermeni halkıyla birlikte olmuş olsalar da, Türkiye’de en katı inkârın hüküm sürdüğü bir ortamda, omuzlarında taşıdıkları göreve ve sorumluluklarda hiçbir hafifleme söz konusu değildi.

 

On yıldır soykırımın tanınması için, barış için aralıksız sürdürülen çalışmanın sonucu neydi? Parmakla gösterilebilen bazı istisnalar dışında vicdanlar donuk kulaklar sağır değimliydi? Ne diye bilirlerdi; nasıl bakabilirlerdi gönül rahatlığı ile Ermeni halkının yüzüne? Soykırım tabusunda bir delik açılabilmesi, ırkçı militarist diktatörlüğün düşünce tekelinin kırılabilmesi için Hrant’ın katledilmesi mi gerekirdi? Ne demeliydi, farklı inancı yüzünden katledilen Rahip Santoro için, koyun gibi boğazlanan Malatyalı Hıristiyanlar için? Ne demeliydi, antisemit motivasyonlarla birer kitle katliamına dönüştürülen Sinagog saldırılarına? Ne demeli, evleri başlarına yıkılan, toplumun sürekli dışına atılan Türkiye’nin Romanlarına? Ne demeli eşitlik ve özgürlük diyen Kürdün 100 yıldır kanayan yarasına, yakasına yapışan zulme ve işkenceye?

 

Sahiden, Türkiye’de o günden bu güne ne değişmişti? Neydi düşüncenin açıkça ifade dilmesinin bedeli? Türkiye Cumhuriyeti denen ülkede, bu günde resmi ideolojiye ters düşmenin, dini inancını ve ulusal kimliğini sahiplenmenin bedeli, ardı arkası bitmeyen baskıdan ve zulümden başka neydi?

 

 Ermeni-Anma-7    Ermeni-Anma-8

 

Çok kara bulutlar geçmişti bu ülkenin üzerinden. Fakat 1915’te çöken zifiri karanlığın kara yüzlü katilleri aldılar götürdüler masum komşularımızı ölüme, attılar insanlık onurumuzu çiğnenmesi için ırkçı pislik deryasına. Yenik düştü, bu topraklarda ağır bir yara alan insanlık, can çekişiyor hala.

 

Yok, dostlar yok! Aradan 94 yıl geçmiş olmasına rağmen, Ermeni halkına, soykırım mağdur halklara vere bilecek bir müjdemiz yok! Can çekişen insanlığı, çiğnenen insanlık onurumuzu kurtarmak ve yeni bir soykırım belasının önüne geçebilmek için, soykırım kurbanları anısına güller bırakıp, saygıya durmaktan başka çaremiz yok!

 

Eğer ki, hissede bilirsek yüreğimizde onların acısını, dostluk için uzanan elimiz tutulmaya layık demektir. Bu insani duruşu sergilemeyi başardığımız an, öğreneceğiz açılan yaraları yeniden sarmayı; yeşerteceğiz ülkemizde dostlukları yeniden; kurtaracağız insanlık onurumuzu ırkçı zorbaların, hırsızların, katillerin ayakları altından. O zaman anlaşılacak hakkın, hukukun ne demek olduğu ve kimse cüret edemeyecek bir daha insanlığa karşı suç işlemeye yeltenmeye.

 

Hak için, adalet için, insanlık için, masum çocuklarımızın geleceği için “bıktım, usandım demeyin” bu uğurda çalışıp didinmekten!

 

Ali Ertem

 
Bu haber 565 defa okundu.
Siz de görüşlerinizi duyurmak istemez miydiniz?
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır

Diğer Haber Başlıkları

21.05.2010 03:40 · KAYMAKAM ALEVİLERİ FİŞLEMİŞ

16.05.2010 02:31 · 29 Kişi Daha Katıldı

13.05.2010 14:10 · Gece Kelebeği

30.04.2010 10:57 · YAŞASIN BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA GÜ

29.04.2010 01:43 · İşte o mektup

12.02.2010 15:03 · kampanyaya davet

09.02.2010 12:11 · Adam olamadın gittin Zevzek

02.02.2010 14:18 · ALEVİ DOKTOR GÖREVDEN ALINDI

22.01.2010 15:52 · Nuran Can seçimlere aday olduğunu aç

12.11.2009 12:45 · SILAYIYE Davetiye Einladung

26.04.2009 00:53 · Sahi yer altından çıkan silahlar kim

31.12.2008 04:15 · Zazaca’nın ve mağduryeti

23.12.2008 02:05 · Serra Newiye- Yeni Yıl- Neues Jahr

04.08.2008 14:39 · Yeşil-Veli Küçük İlişkisi

10.06.2008 18:20 · 3. Dersim Festivali Yapıldı

13.04.2008 13:12 · Seyit Rıza İmza Kampanyası

11.04.2008 00:10 · Çatı Partisi'ne doğru

16.03.2008 10:34 · Nüfusun yarısı güvenlik görevlisi

11.02.2008 00:51 · Hrant Dink Duyarlılık Grubu

10.02.2008 08:28 · Sayın Başbakan, Kürtler asimile mi,

10.11.2007 04:26 · Erdoğan AYDIN'ı Sahiplenme Kamp

30.09.2007 00:93 · Üçdam Köyü Köprüye kavuştu

24.08.2007 11:18 · Ben neyim?

05.07.2007 18:12 · Ruanda soykırımında 800 bin kişi öld

Pülümür Fm  

Yayin saatleri icin tiklayin

Dil Seçimi  
ZAZACA
Tarih  

Üyelik  
Kullanıcı Adı
Şifre
--->

   Üye olmak istiyorum.
   Şifremi unuttum ?
Üyelik:
Son Üye: selvii
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 158

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 2
Üye: 0
Toplam: 2

Özlü Söz  
- Unutma,ögren ve yaz.!

Dergimiz  
1

Dernek Menü  
  Kitaplar
  Yaş Hesapla
  Hicri-Miladi-Rumi
  Gazeteler
  Forum
  Türküler
  Şiirler
  Fıkralar
  Linkler

En çok Okunanlar  



Piyasalar  
-- Şu anda aktif değil --

Sözlük  
Kelime

6 Dilde Sözlük



Zazaca-Türkçe Sözlük


Hava Durumu  
ADANA DİYARBAKIR ERZURUM
ANKARA İSTANBUL İZMİR

Fotoğraf Albümü  
Arê

Arama  






Sansa Deresi Çevresi Kültür ve Dayanışma Derneği
http://www.sansadernegi.ch
Iletisim: deresanse@gmail.com
Sitemizin yapımında maddi katkıda bulunan Doğan Gerçek ve Mehmet Turan'a , dernek olarak teşekkür ederiz
www.lizge.com

© 2006 - Bütün hakları saklıdır.

Bu site en iyi 1100 piksel çözünürlükte MS Explorer 6+ ile görüntülenebilir.
Destek : info@lizge.com    WebMaster : hiverli[at]gmail.com


0 sn içinde site açılmıştır